www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

Scroll images by bigoo.ws

www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

Scroll images by bigoo.ws

MAGİC DESİGN - HAYAL ET ÜRET

MAGICDESIGN-HAYALETURET



Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta


MySpace Layouts

Son Eklenenler

eviniz için bir kaç şıklık:
YAŞ PASTA SEVENLERE HARIKA PASTALAR BUYRUN :düğün modelleri bun
yağlı boya kedi tabloları oil paint cats
takıcılar hişşt bakın işte size harıka taşlarımdan harika bir
ahşap boyama aşıklarına harika bir takım:
SAĞLIKLI VE MUTLU HUZURLU BİR ÖMÜR DİLEKLERİMLE:
Başlıksız
yağlı boya resim nasıl yapılır oil paint
Başlıksız
Başlıksız
BİTKİ ÇAYLARIINDAKİ ŞİFALAR :
burç dediğin böyle yorumlanır:
Başlıksız
kartondan ev eşyası yapımı eee zaman hesap zamanı ya :
tersten başlamak hayata.
felsefe
24 saat vucüdumuzda neler oluyor:
ruh halimize göre beslenelimmi:
burcunuza göre eviniz.:
Başlıksız


YABANCI SITELER
MAGGIESCROCHET
whowouldntloveahandknittedgift.com/
TEDDYS-HANDARBEITEN
KNITTINGHELP
KIRSTIKNITS BLOGSPOT
COLORJOY
LINK
site
yabanci site enfes modeller var
yabanci site örgüler
yabanci site danteler vs
yabanci site modeller
yabanci site harika modeller
bileklik modeller yb site
isiltili yazilar
banner yapmak icin
ÖRGÜ DESEN ÖGRENMEK ICIN VIDEO LAR
FIRKETE ISI ANLATIM RESIMLI
VIDEOLU FIRKETE ISI ANLATIMI
FIRKETE ISI VIDEOSU INDIREBILIRSINIZANLATIMLI VIDEOLU ÖRGÜ MODELLER CORAPLAR
  • DEĞİŞİK MODELLER
  • YABANCI ÖRGÜ MODELELRİ
  • AÇIKLAMALI BATTANİYE MODELLERİ
  • TIĞ İŞİ ÖĞRENİYORUZ
  • AÇIKLAMALI MODEL KİTAPLARI
  • DEĞİŞİK MODELLER
  • MODELLER
  • AÇIKLAMALI MODELLER

    SİTENİZ VE BLOGLARINIZ İÇİN KODLAR
    HTML KODLARIresimleri süslemek icin bilgiler
    MySpace Layouts

    Son Yorumlar




    Myspace layouts

    Dost Bloglar

    aysemmm
    blog


    woelfin Barış
    blog


    alkiyoni
    blog


    gzst2006
    blog


    hobilendik
    blog


    ikincibahar34
    blog


    hayaliperde
    blog


    gercekruyayorumlari
    blog


    yemektariflerimiz
    blog


    kadinlarkahvesi
    blog


    sacbakimiyontemleri
    blog


    benyaziyorum
    blog


    yildizlardangelenhaberler
    blog


    magicdesignsifalibitkiler
    blog


    bebekveresimleri
    blog


    yemekji
    blog


    bebeksagligi
    blog


    mutlulukperisii
    blog


    hamhumrestoran
    blog


    healthcare
    blog


    meleginizdennagmeler
    blog


    makyajteknikleri
    blog


    meleginizdenceyizsandigi
    blog


    besthotels
    blog


    herbalifetr
    blog


    pisilerim
    blog



  • SİZİN AĞACINIZ VAR MI? DERDİNİZİ DİNLİYORMU..

    http://yaraticieller.blogcu.com

     

     

    Eski ciftlik evini restore etmek icin

     tuttugum marangoz, isteki ilk gununu

     zorlukla tamamlamisti. Arabasinin

    patlayan lastigi onun ise bir saat gec

     gelmesine neden olmus, elektrikli

     testeresi iflas etmis ve simdi de

    eski pusku pikabi calismayi reddetmisti.

     Onu evine gotururken yanimda adeta

     bir tas gibi oturuyordu.

     Evine ulastigimizda beni,

    ailesiyle tanismam icin davet etti.
    Eve dogru yururken kucuk bir

     agacin onunde kisa bir sure durdu,

     dallarin uclarina her iki eliyle dokundu.

    Kapi acildiginda; adam sasirtici

    bir sekilde degisti.

     Yanik yuzu tebessumle kaplandi,

     iki kucuk cocugunu kucakladi ve

    esine kocaman bir opucuk verdi.

    Daha sonra beni arabaya

    yolcu etmeye geldiginde;

    agacin yanindan gecerken

    merakim daha da artti ve

    ona eve giderken gordugum

    olayi sordum.
    "O, benim dert agacim," dedi.

     "Elimde olmadan isimde bazi

    sorunlar cikiyor, ama sundan

     eminim ki o sorunlar, evime,

    esime ve cocuklarima ait degil.

    Bunun icin bu sorunlari her aksam

    eve girerken o agaca asiyorum.
    Sabahlari tekrar onlari oradan aliyorum.
    Ama onemli olan ne biliyor musunuz?

     Ertesi sabah onlari almaya gittigimde,

    astigim kadar cok olmadiklarini goruyorum."

     

     


    Tarih: 17:36, 11/9/2007 Kategori: ESSIZ ILGINC HIKAYELER
    Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

    YAŞAYAN ÖLÜ

    http://yaraticieller.blogcu.com

    MUTLULUKLA MUTSUZLUK ARASINDA  

    TAKILIP KALDIM .

    YAŞAMLA ÖLÜM   ARASINDA 

    ÇAKILIP  KALDIM .

    SEN  BİRAZ  BENİ  SEVSEYDİN

    ŞİMDİ  BEN  HAYATTAYDIM .

    YAŞAYAN  ÖLÜ.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

                                                              


    Tarih: 19:27, 29/6/2007 Kategori: ESSIZ ILGINC HIKAYELER
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    YARIN BİR SIR

    http://yaraticieller.blogcu.com

     

     

                                                               

    Can Dündar’dan Güzel Bir Hikaye...

     

    Eski Sisam krallarından Ancee adında bir zalim, yeni yaptırdığı bir
    bağa üzüm kütükleri diktiriyormuş. İslerin bir an önce bitmesini
    sağlamak için de kölelerini hiç dinlenmeden çalıştırıyormuş. O
    zavallı kölelerden biri, bir gün pek bitkin düştüğü için
    dayanamaz ve zalim krala:

     

    - Niçin bu kadar acele ediyorsunuz efendim? Siz bu bağın
    üzümlerinden yapılacak şarabi hiç bir zaman içemeyeceksiniz ki!
    Deyivermiş.

     

    Kral biraz kızmışsa da sesini çıkarmamış. Nihayet gün gelip üzümler
    yetiştikten sonra, kral köleler de dahil herkesin hemen toplanmasını
    emretmiş. Bir müddet sonra da o bağın üzümlerinden yapılmış şaraptan
    bir bardak getirilmesini emretmiş. Daha önce kehanet gösterisinde
    bulunan köleyi de huzuruna çağırtmış.

     

    Şarap bardağını eline alarak:

     

    - Söyle bakayım, benim bu şaraptan hiç bir zaman

    içemeyeceğimi tekrar iddia edebilir misin? diye sormuş. Köle söyle
    cevap vermiş:

     

    - Belli olmaz efendim. İçebileceğinizi söyleyemem. Çünkü

    dudak ile bardak arasındaki mesafe çok uzundur. O arada başınıza neler
    gelebileceğini de bilemem! Köle sözlerini bitirir bitirmez, içeri
    kralın adamlarından biri girmiş. Bir yaban domuzunun bahçeye girdiğini
    ve asmaları kırıp döktüğünü söylemiş.

     

    Kral elindeki bardaktan bir damla dahi içmeden hemen dışarı fırlamış.

    Bahçede domuzun bulunduğu yere koşmuş.Kral ve domuz arasında
    öldüresiye bir mücadele başlamış. Sonunda yaban domuzu mızrak gibi
    azı dişleriyle, Sisam kralının karnını yarıp ölümüne sebep olmuş.
    Kral bostanda, bardak masada kalmış..

     

    Su söz bu olayı güzel bir şekilde ifade ediyor:

    "Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den, Nasip değil ise ne gelir elden?"

    Sevgiyle kalın...


    Kalbinize yakın bulduklarınızı çantada keklik sanmayın.

    Sıkıca asılın onlara, tıpkı hayata asıldığınız gibi... Çünkü
    onlarsız hayat da anlamsızdır.Hayatınızı asla aşka kapatmayın.

    Aşkı bulmanın en kısa yolu, "aşık olmaktır", korunmanın en iyi yolu ise
    aşka kanat takmak... Hayatı çok hızlı koşmayın, nereden geldiğinizi
    ve nereye gittiğinizi unutmayın.


    Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken
    güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
    Dün tarih oldu... Yarın bir sır... Bugünün kıymetini bilin.

     

    Can DÜNDAR

    ALINTI:  TEŞEKKÜRLER CAN BEY İYİ Kİ VARSINIZ

    HAYAT DERSLERİ ÇOK ANLAMLI, ÇOK GÜZEL...


    Tarih: 11:09, 18/6/2007 Kategori: ESSIZ ILGINC HIKAYELER
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    EĞER

    http://yaraticieller.blogcu.com

     

    Eğer- Can DÜNDAR

    Image hosted by Webshots.com

    Eğer ;



    O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör
    boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
     ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O 
    hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz...
    ve her 
    konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
    O'nunlayken 
    pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine,
     bir akrep kadar 
    hain...



    sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor,
     O'ndan söz edilince 
    yüzünüz, sizden habersiz,
    mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup 
    somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,



    ve O, her durduğunuz yerde duruyor,


    her baktığınız yerden size bakıyor,
    siz keyiflendikçe gülüp,


    hüzünlendikçe ağlıyorsa...


    dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı
    yer, en güzel kokusu


    bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu
    gözlerindeki kederse...


    hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse...
    elmalar pembe, kiremitler pembe, 
    gökyüzü, yeryüzü,


    O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa,
     yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...


    her şiirde anlatılan O'ysa...
    her filmin kahramanı O...


    her roman O'ndan söz ediyor,
     her çiçek O'nu açıyorsa...


    bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve
     gider gitmez


    özlem saç diplerinizden çekiştirip
    beyninizi acıtıyorsa,


    iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor,
     
     iştahınız şaşırıyorsa...


    iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz
    bir tat buluyorsa...


    eliniz telefonda yaşıyor,
     işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara 
    düştüğünüzde kapıyı çalanın


    O olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
    mütemadi bir sarhoşluk halinde, her 
    çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki
    her giysiyi O'na yakıştırıyor, 
    konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa"
    diye iç geçiriyorsanız...


    kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden,
     sesi kulağınızdan, teni aklınızdan 
    silinmiyorsa bir türlü...


    özlemi, sol memenizin altında tek nüsha
    bir yasak yayın gibi taşıyorsanız 
    gün boyu...


    hem kimseler duymasın,
    hem cümle alem bilsin istiyorsanız...


    O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
    ayrılık ölüme,


    vuslat sehere denkse...


    gamze gamze tebessüm de onun içinse,
    alev alev öfke de;


    bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır
    hep O'nun yüzü suyu hürmetine...


    uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol,
    vazgeçilmeyecek konfor yoksa...


    dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de
    bu sizi zerrece 
    ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor,
     sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu 
    hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız
    kaybetme korkusu, kavuşma 
    sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın
    çıkıyorsa bu yüzden her 
    daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan
    tanıdık bir şarkı,


    bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...


    Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye
     yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen 
    dönüyorsanız,


    sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...


    ...o halde bugün sizin gününüz!..


    "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.



    Can Dündar
    ALINTI


    Tarih: 00:26, 18/6/2007 Kategori: ESSIZ ILGINC HIKAYELER
    Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->

    < marginwidth="0" marginheight="0" frameborder="no" scrolling=no allowtransparency="true">
    Get your own calendar






    hayalet

    Recados e Imagens - Engraçadas - Orkut

    Recados, Gifs e Imagens no Glimboo.com

    Participe da comunidade do Glimboo no Orkut